Translation of "[내" in Turkish

0.013 sec.

Examples of using "[내" in a sentence and their turkish translations:

넌 내 일부야.

sen de benim bir parçamsın.

내 차례가 오면

Böylece sıra bana geldiğinde

[날아오르는 내 날개가 느껴져]

Kanatlarımın uçuşa geçtiğini hissediyorum

숨겨진 내 깊은 곳에서.

Saklandığım yerde

3년 내 즉, 1987년까지

1987'ye kadar üç yıl içinde,

내 이름은 칸차 셰르파입니다.

Adım Kancha Sherpa. Memleketim Namche.

[내 심장이 뛰는 게 들려]

Kalp atışlarımı duyarım

[바람이 내 얼굴을 때려도 상관없어.]

Rüzgâr yüzüme vursun

내 몸의 모든 부분을 사랑해.

Her bir yerimi seviyorum.

내 권리를 타인에게 내줘버린 여성들

Haklarından başkaları için vazgeçmiş kadınların sesi.

"내 정원은 나만의 것이야!"라고

"Benim bahçem, benim bahçemdir!"

시에라리온 내 에볼라는 급속도로 퍼졌고

hastalık hala Sierra Leone'de hızlı bir şekilde yayılmaya devam ediyordu,

내 눈에 보이는 거라곤 사람들뿐이었죠.

Tek gördüğüm insanlardı.

내 곁에 있던 너가 사라졌잖아

Çünkü oradaydın ve sonrasında değildin

용기를 내 그렇게 해야 합니다.

Fakat bunu mümkün kılmamız gerektiğini biliyoruz,

내 손을 잡으면

Elimi tut,

내 집 같이 편한 그곳을요.

"ev gibi bir yer arıyorum"

네가 내 몸의 반을 차지한다고 해도

vücudumun alt yarısını ele geçirmek istesen de,

한 인간으로서 내 삶의 목적은 무엇일까?

İnsanlığımın amacı ne?

한 인간으로서 내 삶의 목적은 무엇이었을까요?

İnsanlığımın amacı neydi?

누군가 편견없이 내 얘기에 귀 기울이는 것만으로

Biliyordum ki beni yargılamadan dinleyen biri

이게 내 커뮤니티야. 코힐리션(Cohhilition)이라고 해

Cohh: İşte bu benim topluluğum; bunun adı Cohhilition.

"내 감정은 내게 무슨 말을 하는 걸까"

''Duygum bana ne söylüyor?''

"내 이웃은 나보다 훨씬 큰 차가 있어."

"Komşumun benimkinden çok daha büyük bir aracı var."

내 능력을 찾아서 도전하는 데 겁먹지 마세요.

Ayrıca kendinizi göstermekten çekinmeyin.

온전한 나로서 내 몸과 몸의 이미지를 찾아야 한다고요.

benimsemem ve sahiplenmem gerektiğini böyle fark ettim.

1호 헬기, 여기는 BG 내 상태가 안 좋다

B.G.'den Birinci Helikopter'e: Kötü durumdayım.

이와 비슷하게, 로봇이 내 신체의 일부라고 느끼는 시점부터

Senin bedenin gibi hissetmeye başladığın zaman,

창문에 내장된 소프트웨어가 어떻게 내 기분을 읽어내느냐에 따라 다를까?

Pencere yazılımının o anki ruh hâlinizle etkileşimi bunu etkiliyor mu?

대신 내 일은 아마 우주가 내게 보여주는 걸 듣고

Belki de benim görevim; evrenin bana gösterdiklerini dinlemek

자살을 포함하여 거의 절반에 가까운 감옥 내 사망 사건은

ve intihar dâhil, hapishanede gerçekleşen ölümlerin neredeyse yarısı

여러분은 "내 로봇은 좀 작은 거 같아"라는 식으로 느끼게 됩니다.

"Robotum biraz kısa sanki" gibi şeyler fark etmeye başlıyorsun.

니가 내 동영상을 자주 보는 놈이라면. "이 새끼 또 자유시장 자본주의 똥꼬빠는

izleyiciyseniz ne düşündüğünüzü biliyorum '' Ah, bu da sadece serbest piyasa kapitalizminin,

이 공격에 쓰인 자금의 일부는 미국 내 불법 음악 CD 판매에서 온 것이었습니다.

Saldırının maddi kaynaklarının bir kısmı ABD'deki korsan müziktendi.