Examples of using "Laissaient" in a sentence and their turkish translations:
ve insanlar beni yalnız bırakacaktı
fakat yinede ölen karıncayı orada bırakmıyorlar
Ben bir gençken, ebeveynlerim erkek çocuklarla dışarı çıkmama asla izin vermezlerdi bu yüzden her zaman üzgündüm.